MV Hondius gemisindeki hantavirüs salgınında 8 vaka ve 3 ölüm tespit edildi. DSÖ riskin düşük olduğunu açıklarken, virüsü atlatanlar yaşadıkları dehşeti anlattı. Peki hantavirüs belirtileri neler ve hayatta kalanlar neler yaşadı? İşte o hikayeler…

Sırtımda bıçak hissettim: Ralph Hasenhüttl’in kâbusu

Eski Southampton menajeri Ralph Hasenhüttl, 2012’de VfR Aalen’i play-offlara taşıdıktan sonra geçirdiği hantavirüs kâbusunu anlattı. 58 yaşındaki Avusturyalı teknik direktör, başlangıçta belirtileri yorgunluk olarak değerlendirdi. Ancak gece yatarken başında iğne hissettiğini, sırtında ise bıçak saplandığını hissettiğini söyledi.

Doktorlar, virüs nedeniyle karaciğer ve böbreklerinin hızla büyüdüğünü ve diğer organlara baskı yaptığını açıkladı. Hasenhüttl, iki hafta boyunca yoğun bakımda kaldı. “Kalp atışım o kadar güçlüydü ki göğsümdeki gümlemeyle uyanıyordum” diye anlattı. Doktorların tedavi olmadığını, vücudun antikor üretmesini beklemek gerektiğini söylediğini belirten Hasenhüttl, “Genç, sağlıklı ve güçlüydüm. Neden bir virüsten öleyim diye düşündüm” ifadelerini kullandı. Virüsü, verandasını süpürürken soluduğu tozdan kaptığı ortaya çıktı.

5 yaşındayken yakalandı: Shaina Monteil’in mucizesi

Kaliforniyalı öğretmen Shaina Monteil, hantavirüsle 5 yaşında tanıştı. Bir yaz akşamı kardeşleriyle dışarıda oynarken virüs bulaşmış tozu soludu. Annesi önce gribal enfeksiyon sandı ancak durum hızla kötüleşti. Shaina çok kusmaya başladı, okula gidemeyecek kadar halsizleşti. Baş ağrısı, karın ağrısı ve vücudunda döküntüler oluştu.

Daha sonra kanamalar başladı. Hastaneye kaldırıldığında cildinin altında küçük kan lekeleri görüldü. Doktorlar önce menenjit, ardından lösemi teşhisi koydu. Shaina, “Ölmeyecek çocuklarla aynı kata yatırıldım. Etrafımdaki çocuklar hareket edemiyordu. Benim de yaşamayacağımı düşündüler. Çok doktor gelip fotoğrafımı çekti, veri topladı ama kimse ne olduğunu bilmiyordu” diye anlattı.

Neyse ki yeni mezun olmuş genç bir doktor, daha önce katıldığı bir tıp kongresinde bu semptomları görmüştü ve hantavirüs teşhisini koydu. Shaina hayata döndü. Ancak o günlerin izleri hâlâ üzerinde. “10 yaşına ulaşamayacağımdan korktum. Hâlâ cildimde bir döküntü görünce panikliyorum. Çevremde biri hastalanırsa öleceğini düşünüyorum çünkü ben neredeyse ölüyordum” dedi.

Kalbim iki kez durdu: Debbie Zipperian’in savaşı

Montana’da çiftlik sahibi Debbie Zipperian, 2011’de eski bir tavuk kümesinden kedi kaplarını toplarken virüsü kaptı. Sadece beş dakikalık işlem, hayatını değiştirdi. Bir hafta sonra bitkinlik, boyun ve sırt ağrısı şikayetleri başladı. Doktorlar önce grip veya zatürre sandı.

Üç doktor ziyaretinin ardından hantavirüs teşhisi kondu. Bu noktada Debbie halüsinasyonlar görüyor ve kafası karışık haldeydi. Kocası, doktorların onu sakinleştiremeyip bağladığını anlattı. Debbie, “İki kez kalbim durdu. Çok huzursuzdum, sakinleştirilemiyordum ve entübe edilemiyordum” diye hatırlattı. Bir hafta sonra uyandığında her şeyi yeniden öğrenmesi gerekti, yürümeyi bile.

Virüs, Debbie’de kalıcı omurilik ve nörolojik hasar bıraktı. “Oğlum Wyatt’ı düşünerek güç buldum. Ona ihtiyacı vardı” dedi.

Belirtiler haftalar sonra ortaya çıkıyor

Hantavirüsün inkübasyon süresi 2 ila 3 hafta arasında değişebiliyor. Bazı durumlarda 8 haftaya kadar çıkabiliyor. Başlangıçta grip benzeri belirtiler gösteren virüs, ilerleyen aşamada solunum yetmezliğine ve organ yetmezliğine yol açabiliyor. Andes suşu, insandan insana bulaşabilen tek hantavirüs türü olarak biliniyor ve ölüm oranı yüzde 40’a kadar çıkabiliyor.