Dünya genelinde kemirgenler yoluyla yayılan hantavirüs, son dönemde bir yolcu gemisinde görülen vakaların ardından yeniden gündeme geldi. Vatandaşlar, hantavirüsün insandan insana geçip geçmediğini ve Türkiye’de vaka olup olmadığını merak ediyor. Özellikle fare pisliği ve idrarı ile temas sonrası ortaya çıkan bu tehlikeli virüs, erken teşhis edilmediğinde ciddi organ yetmezliklerine yol açabiliyor. İşte hantavirüs hakkında en güncel ve doğru bilgiler.

Hantavirüs insandan insana bulaşır mı?

Hantavirüsler genel olarak zoonotik, yani hayvandan insana bulaşan virüslerdir. Ancak bilimsel verilere göre hantavirüsün “Andes” (ANDV) adı verilen türü, insandan insana bulaşma özelliği gösteren tek hantavirüs türüdür. Özellikle Güney Amerika (Arjantin ve Şili) bölgesinde görülen bu türde, çok yakın temas (aile içi veya cinsel partner) yoluyla bulaşma rapor edilmiştir. 2026 yılı Mayıs ayında bir cruise gemisinde görülen ve paniğe yol açan salgının da bu türden kaynaklandığı bildirilmiştir. Bunun dışındaki genel hantavirüs türleri (HPS ve HFRS) insandan insana bulaşmaz; doğrudan kemirgen salgılarıyla temas gerektirir.

Hantavirüs Türkiye’de var mı?

Hantavirüs, Türkiye’de endemik olarak bulunan bir virüstür. Ülkemizde ilk resmi vakalar 2009 yılında Zonguldak ve Bartın çevresinde kaydedilmiştir. Özellikle Karadeniz ve Marmara bölgelerinde nadir de olsa “Hemorajik Ateş ile Seyreden Böbrek Sendromu” (HFRS) tablosuyla vakalara rastlanmaktadır. Sağlık Bakanlığı’ndan Mayıs 2026 tarihinde yapılan en güncel açıklamaya göre, dünya genelindeki yeni salgınla bağlantılı olarak ülkemizde şu an için pozitif bir vaka tespit edilmemiştir; ancak riskli bölgelerdeki tarama ve izleme çalışmaları titizlikle sürdürülmektedir.

Fare pisliğinden bulaşan hastalık nedir?

Fare ve sıçan gibi kemirgenlerin dışkısı, idrarı veya tükürüğü aracılığıyla bulaşan en tehlikeli hastalık hantavirüstür. Virüs, kemirgen atıklarının kuruyup toz haline gelmesi ve bu tozların solunması (aerosolizasyon) yoluyla insan vücuduna girer. Özellikle depo, bodrum, ahır gibi kapalı ve havalandırılmamış alanlarda temizlik yaparken bu partiküllerin solunması en yaygın bulaşma yoludur. Hastalık, etkilediği organa göre akciğer sendromu (HPS) veya böbrek sendromu (HFRS) olarak iki ana klinik tablo sergiler.

Hantavirüs iyileşir mi ve tedavisi nasıl yapılır?

Hantavirüs, erken teşhis edildiğinde ve doğru destekleyici tedavi uygulandığında iyileşebilen bir hastalıktır. Virüse karşı henüz onaylanmış spesifik bir antiviral ilaç veya yaygın kullanılan bir aşı bulunmamaktadır. Tedavide temel amaç, hastanın hayati fonksiyonlarını desteklemektir. Yoğun bakım şartlarında uygulanan sıvı dengesi takibi, solunum desteği (ECMO veya mekanik ventilasyon) ve gerektiğinde diyaliz, hayatta kalma oranını önemli ölçüde artırır. Erken müdahale edilen vakalarda hastalar genellikle tamamen iyileşirken, tedavide geç kalınan vakalarda mortalite (ölüm) oranı %40’lara kadar çıkabilmektedir.

Hantavirüs belirtileri nelerdir?

Hantavirüs enfeksiyonu başlangıçta grip ile karıştırılabilir. Kuluçka süresi 1 ile 8 hafta arasında değişen hastalığın ilk evresinde şu belirtiler görülür:

  • Yüksek ateş ve titreme
  • Şiddetli kas ağrıları (özellikle sırt, omuz ve bacaklarda)
  • Baş ağrısı ve baş dönmesi
  • Bulantı, kusma ve karın ağrısı

Hastalık ilerlediğinde ise nefes darlığı, öksürük, akciğerlerde sıvı birikmesi veya idrar miktarında azalma gibi ciddi belirtiler ortaya çıkar. Bu durumda derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.